Kemikler Şehri / Cassandra Clare Kitap Yorumum (Ölümcül Oyuncaklar #1)

KEMİKLER ŞEHRİ
Özgün Adı: City of Bones
Yazar: Cassandra Clare
Yayınevi: Artemis Yayınları
Goodreads Puanı: 
Sayfa Sayısı: 
Arka Kapak Yazısı: 
"On beş yaşındaki Clary Fray, New York'ta Pandemonium Kulüp'e doğru yola çıktığında bir cinayete tanıklık edeceği hiç aklına gelmezdi. 
Hele ki, bu cinayetin daha önce hiç görmediği acayip silahlara sahip, tuhaf dövmeli üç genç tarafından işleneceğini hayatta düşünmezdi!
Clary, polisi arayabileceğini biliyordu fakat ceset bir anda ortadan yok olunca, canileri Clary'den başka kime göremediği için durumu açıklamak pek de kolay olmayacaktı.
Clary'nin onları görebilmesine çok şaşıran katiller kendilerini Gölge Avcıları olarak tanıtacaktı. 
Yani, dünyayı şeytanlardan arındırmaya ant içmiş gizli bir kabile!"
***
Herkese yeniden merhaba! Bugün uzun zamandır kitaplığımda okunmayı bekleyen Kemikler Şehri yorumumu sizlerle paylaşacağım. Goodreads hesabıma göre, iki sene önce Kemikler Şehri'ni 'şu anda okuduğum kitap' olarak işaretlemiş ve iki gün sonra 'okumak istediklerim' rafına geri koymuşum. Ve kitabı ancak iki sene sonra hatırlayıp yeniden okumaya başladım. Ve on gün içinde de bitirdim. Aslında bu on günün tamamında kitabı okumadım. Dört beş kez elime alıp okudum diyebilirim. Ama kesinlikle daha kısa sürede bitebilecek bir kitaptı.
Kemikler Şehri'nin konusu şu şekilde: Ana karakterimiz Clary, bir gün arkadaşı Simon'la bir gece kulübüne gidiyor ve burada birinin öldürüldüğünü görüyor. Ama işin garip kısmı şu ki bu cinayeti yalnızca o görüyor. Daha sonra geçmişiyle ilgili aslında bilmediği şeyler olduğunu, aslında çok farklı birisi olduğunu keşfediyor. Gölgeavcıları, iblisler, kurt adamlar, vampirlerle dolu bir kitaba giriş yapmış oluyoruz.
Konusu bu şekilde eminim çoğunuz konudan haberdardır çünkü oldukça popüler bir seri. Filmi çekildi, dizisi çekiliyor ve eğer fantastik okumayı seviyorsanız duyduğunuz hatta okuduğunuz bir kitaptır diye düşünüyorum.
Clary benim sevdiğim bir karakter oldu. Hiç bilmediği ve ait olmadığı bir dünyaya bence güzel adapte oldu. Bence güçlü bir karakterdi de. Dengesiz olduğu ve saçmaladığı anlar olmadı mı? Oldu. Çünkü bu genç-yetişkin/fantastik bir kitap. Ana karakterin saçmaladığı anlar olmazsa olmaz!
Jace ise... Onun hakkında ne düşündüğümü bilmiyorum. Ana erkek karakterlere normalde çok çabuk bağlanırım ama Jace'le böyle bir şey yaşayamadım ne yazık ki. Sevdim ama öyle bayılmadım. Bence kitapta Clary'den çok Jace'in saçmaladığı anlar vardı. Ama yine de yaptığı saçmalıklar bence kurgunun işlenişini pek de bozmadı.
Ana karakterler kadar yan karakterleri de sevdim. Özellikle Luke'u çok sevdiğimi söylemeliyim. Alec'in küçük de olsa karakter gelişimi bence çok güzeldi. Onu da çok sevdiğimi söylemeliyim. Isabelle bu kitapta çok fazla yoktu, olduğu kısmıyla da kendisine bayılmadım.Sanırım kitaptaki karakterleri çok sevmem için birkaç kitap daha geçmesi gerekiyor.
Yazarın yarattığı dünyayı gerçekten sevdim. Üzerinde uğraşıldığı belli ve okuyucuyu etkileyen bir dünya. Bir de tabii uzun zamandır fantastik bir seri okumamış olmamın da Kemikler Şehri'ni sevmemdeki etkisi büyük. Seriye mutlaka devam edeceğim. Zaten bir önceki postu okuduysanız ağustos ayı okuma hedefimde serinin ikinci ve üçüncü kitapları olan Küller Şehri ve Camlar Şehri de var. Kısa zaman içerisinde alıp hemen okumayı planlıyorum. Zaten seriye giriş yapmayı başardığım için diğer kitapları daha kolay okuyacağımı düşünüyorum.
Cassandra Clare'in anlatımını sevdim. Kitap ilahi anlatım tarzıyla yazılmış. Seçme şansım olsa karakterlerin anlatımından olan kitapları daha çok seviyorum. Kavraması ve ana karakterle aranızda bir bağ oluşması bence daha kolay oluyor. Ama Clare'in üslubuyla birleştiğinde ilahi anlatım tarzı kitabı okumamı ya da sevip sevmememi etkilemedi.

Gelelim bu serinin film ve dizisine. Ben filmini gerçekten severek izlemiştim. Oyuncular bence başarılı seçilmişti. Ama asla ikinci film çekilmedi. Bunun yerine Ölümcül Oyuncakların dizisini yapmaya karar verdiler. Diziyi de izledim. Çok büyük umutlarla başlamadım. Bence Clary ve Jace, filmdeki kadar etkileyici seçimler değildi. Dizide en beğendiğim oyuncu seçimi Alec ve Isabelle olmuştu. Kitabı okuyunca bu seçimler bana daha doğru gelmeye başladı diyebilirim. Dizinin ilk sezonunu bile bitirmedim. Ama bu beğenmediğimden değildi. Okulumun yoğunluğu sebebiyle birkaç bölümü gününde izleyemedim ve sonrasında ardı arkası kesilmedi; diziyi yarım bırakmış oldum. Şu an hangi bölümde kaldığımı bile hatırlamadığım için ve dizi -eğer yanılmıyorsam- ikinci sezonunu bitirmişken bir de benim izlemek istediğim bir sürü dizi olduğunu eklersek, Shadowhunters izlemeyeceğim bir dizi oluyor.
Sonuç olarak Kemikler Şehri'ni beğendim. Seri bence güzel devam edecek. Zaten duyduğum yorumlar da hem kurgunun hem de yazarın üslubunun serinin ilerleyen kitaplarında güzelleşeceği yönündeydi. İlk kitabı bile beğendiğimi düşünürsek bence okuduğuma pişman olmayacağım bir seri olacak.
Eğer siz de fantastik serileri seviyorsanız Ölümcül Oyuncaklar serisinin ilk kitabı olan Kemikler Şehri'ne göz atmalısınız. Eğer bu seriyi okuduysanız sonraki kitaplarla ilgili düşüncelerinizi, favoriniz olan kitabı yorumlarda paylaşırsanız çok sevinirim.
Başka bir yazıda görüşmek üzere!
Puanım: 4/5!

Yorumlar

Popüler Yayınlar